(4721 S. K. m. 348) (1086 S. K. m. 8) (469 S. K. m. 3)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar:
Davacı Lütfi Yavuz'un, Şeyma Yavuz'un velisi Ayşe Sıvacan aleyhine açtığı velayetin nez-i davasının, mahkemece kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Velayetin kaldırılması, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 348. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan madde ile görevli mahkeme belirlenmemiş, sadece hakimden söz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 8. maddesinde sayılan Sulh Mahkemesinin görevleri arasında velayetin kaldırılmasına ilişkin isteklere yer verilmemiştir.
469 Sayılı Mehakimi Şer'iyenin İlgasına ve Mehakim Teşkilatına Ait Ahkamı Muaddil Kanunun 3. maddesinde "Asliye Mahkemeleri, Sulh Mahkemelerinin salahiyetleri haricinde kalan bilcümle hukuk, ceza, ticaret davalarını usul ve kanuna tevfikan kabili temyiz olmak üzere görür." Hükmü uyarınca, mahkeme veya hakim ibareleri Asliye Hakimini ifade eder.
Mahkemece, velayetin kaldırılması davasında Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu nazara alınarak, re'sen dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilerek, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy