(4721 S. K. m. 426/2)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar:
Davacı Muzaffer Sekkin'in 26.4.2002 tarihli dava dilekçesinde, davalı Türkan Sekkin ile 20.4.2000 tarihinde boşandıktan sonra dünyaya gelen ve nüfusuna kaydedilen Tuğba'nın babası olmadığından bahisle, soybağının reddine karar verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 426/2. maddesi bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün menfaatinin çatışması halinde, küçüğe kayyım tayin edileceğini hükme bağlamıştır. Soybağının reddi istenilen Tuğba 11.11.2000 doğumludur, küçüktür. Davanın özelliği itibariyle yararı annesininki ile çelişki içersindedir. Mahkemece Tuğba'ya kayyım tayin ettirilmesi, husumetin kayyıma yöneltilmesi, gösterdiği takdirde delillerinin toplanılması, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekir. Açıklanan husus üzerinde durulmaması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy