(4721 S. K. m. 166, 174, 184)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm nafaka ve tazminat yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Tarafların boşanma konusundaki her türlü ikrarı hakimi bağlamaz. (TMK. md. 184/3) Taraflarından duyuma dayalı beyanlar hükme esas alınamaz.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma sebebi sayılmamış yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre nafakaya yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Davacının davalıyı dövdüğüne dair somut delil yoktur. Davalının şahsiyet haklarına saldırı teşkil eden bir olay ispat edilmemiştir. Davalının manevi tazminat talebinin reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 3. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, hükmün bozma dışında kalan ve temyiz edilen diğer bölümlerinin 2. bentte gösterilen gerekçe ile ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. 24.02.2003
Full & Egal Universal Law Academy