(4721 S. K. m. 13, 14, 165, 184, 405, 462) (1086 S. K. m. 38, 42, 274)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davacı tanık listesinde Mustafa Ç. ve Lokman N.'u tanık olarak göstermiştir. Bu liste de gösterilmemiş olan kimseler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir tanık listesi verilemez. (HUMK.md.274) Mahkemece ilk listedeki tanıkların dinlenmesi gerekirken Kanuna aykırı olarak liste dışı tanıklar dinlenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
2-Davalı Adeviye'nın akıl zayıflığı içinde olduğu hakim tarafından belirlenmiştir.
Dava ve taraf ehliyeti kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce doğrudan doğruya (resen) gözönünde tutulur. Davada davalı Adeviye'nin ruhsal rahatsızlığı ileri sürülmüş ve bu iddia dosya arasındaki bir kısım delil İle doğrulanmış bulunmasına göre mahkemece yapılacak iş, Türk Medeni Kanununun 405 ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 42.maddeleri uyarınca yetkili vesayet makamına yazı yazılması davalı Adeviye'nin vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması ve bu hususun bir ön mesele sayılması, gerekirse Türk Medeni Kanununun 462/8. maddesi uyarınca işlem yapılması ve sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesinden ibarettir.Bu yön gözönünde tutulmadan yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. 27.02.2003
Full & Egal Universal Law Academy