(743 S. K. m. 248) (4722 S. K. m. 1, 2)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Dava soybağının reddine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan işlemlerin hukuken bağlayıcı olup olmadıkları ve sonuçları bu tarihten sonra dahi, yapıldıkları sırada yürürlükte bulunan kanunlara göre belirlenir. (4722 SK. m.1-2)
Eşler evlilik dışında doğmuş olan ortak çocuklarını evlenme sırasında veya evlenmeden sonra yerleşim yerindeki veya evlenmenin yapıldığı yerdeki nüfus memuruna bildirerek yazımın teminini sağlamaları imkan dahilindedir. (743 S. MK. m. 248) Bu şekilde nüfusa kaydedilen çocuklar evlilik içinde doğmuş çocuklar hakkındaki hükümlere tabi tutulurlar. Davacı Abdullah ile eşi Asiye 18.4.1994'te müşterek düzenledikleri doğum tutanağında 1991 doğumlu Hasan'ın kendilerinden olduğunu belirterek nüfusa yazımını sağlamışlardır. Bu beyan karşısında babanın soybağının reddini istemesi imkan dahilinde bulunmamaktadır. Davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2- 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1 maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından (MK. md. 118-494) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını, geçici 1. maddesi de; sonuçlanmamış davaların yetkili ve görevli aile mahkemesine devredileceğini hükme bağlamıştır. Karar bozulmakla sonuçlanmamış hale gelmiştir. Bu açıklama karşısında işin görev yönünün de düşünülmesi zorunludur.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün 1. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 05.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy