(1086 S. K. m. 381/2, 388) (4721 S. K. m. 182)
Dava : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz eden Ayşegül ile vekili Av. Şükrü ve karşı taraf vekili Av. Teoman geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Tefhim edilen kararla, tebliğ edilen gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Tefhim edilen kararda "...dini ve milli bayramların ilk günü kişisel ilişkiye..." karar verildiği halde, gerekçeli kararda "...dini bayramların ikinci günü kişisel ilişki tesis edilmiştir."
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 381/2 maddesi uyarınca kararın tefhimi en az 388. maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur. Bu durumda gerekçeli kararın, tefhim edilen karar yanlış da olsa, buna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen kararla gerekçeli karardaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.4.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
2- Kabule göre de kişisel ilişki annelik babalık duygularını tatmin edecek yeterlikte ve nitelikte olmalıdır. Küçüklerin annenin yanında gece de kalacak şekilde uygun kişisel ilişki tesisi gerekirken bu hususun gözetilmemesi de doğru değildir.
3- 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1 maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından ( MK. md. 118-494 ) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını, geçici 1. maddesi de; sonuçlanmamış davaların yetkili ve görevli aile mahkemesine devredileceğini hükme bağlamıştır. Karar bozulmakla sonuçlanmamış hale gelmiştir. Bu açıklama karşısında işin görev yönünün de düşünülmesi zorunludur.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan 375.000.000 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy