(4721 S. K. m. 166, 174, 175)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm nafaka ve tazminat yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1- Davalı kocanın temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydı ve harcı bulunmadığından incelenmesine yer olmadığına,
2- Kadının temyizine gelince;
a) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre manevi tazminata ilişkin temyiz talebi yersizdir.
b) Davacının (kadının) maddi tazminat talebi olmadığı halde kesin hüküm oluşturacak şekilde red kararı verilmesi doğru değildir.
c) Toplanan delillerden eşine bağımsız ev temin etmeyen davalı koca tam kusurludur. Herhangi bir malı ve geliri bulunmayan davacının boşanma ile birlikti yoksulluğa düşeceği de anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı kadın yararına uygun bir yoksulluk nafakası verilmesi gerekirken bu isteğin reddi de bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyize konu kararın 2/b-c bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma dışında kalan diğer bölümlerinin 2/a bentteki nedenlerle ONANMASINA, davalının (kocanın) temyiz talebinin ise 1. bentteki sebeple incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. 18.03.2003
Full & Egal Universal Law Academy