(4721 S. K. m. 397, 466, 467) (4787 S. K. m. 2, 7)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava azledilen vasinin sorumlu olacağı miktarın belirlenmesine yöneliktir. Vesayet organları ve vesayet işleriyle görevlendirilmiş olan kişiler bu görevlerini yerine getirirken iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermekle yükümlüdürler ( MK.m.466 ) Vasi görevi yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumludur. ( MK.m.467 ) Vasi belli dönemlerde vesayet makamına hesap vermekle yükümlüdür. ( Tüzük md.21 ) Vesayet sone erince vasi tarafından kesin hesabın verilmesi zorunludur. ( Tüzük madde 31 ) İşin incelenmesi öncelikle vesayet makamı Aile Mahkemesine onun kabul etmemesi halinde denetim makamına aittir. Türk Medeni Kanununun 397. maddesinde belirtilen denetim makamı görevi; varsa bir sonraki Aile Mahkemesince yoksa o yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesince, Asliye Hukuk Mahkemesi derecesinde başka mahkeme yoksa en yakın yerdeki Aile Mahkemesi veya Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca görevlendirilen Asliye Hukuk Mahkemesince yerine getirilir. ( 4787 Sayılı AMKGHK md. 2/2 ve 7/2 ) Öyle ise açıklanan kurallar çerçevesinde sorumluluğun belirlemesine yönelik isteğin vesayet makamınca incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre de diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 25.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy