(1086 S. K. m. 445, 447) (1587 s. K m. 46)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davalılardan Fırat Aşkın, Recep Aşkın, Ülkü Kaya, Fatma Aydın, Hatice Kaya, Nimet Aşkın vekilleri Avukat Bahri Sert'in 4.6.1998 tarihli dava dilekçesi ile Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/903 esas 1997/529 karar sayılı kararına karşı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 445/7-8 ve 73. maddesi uyarınca başvurduğu iade-i muhakeme talebinin reddine ilişkin, sözü edilen mahkemenin 1998/348 esas, 2000/568 karar sayılı kararının Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22.5.2001 gün 2001/6430-8005 sayılı kararı ile davanın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 447. maddesindeki süre içinde açılmamış bulunması nedeniyle sonucu itibarıyla doğru olduğundan onandığı görülmektedir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 445. maddesi hükmü uyarınca ancak, katiyen verilen veya katiyet iktisap etmiş olan kararlar hakkında tahdidi olarak sayılmış olan sebeplere göre iade-i muhakeme talebinde bulunabilmektedir.
Dosya içeriğinden önceleri yargılamaya katılmış olan Cumhuriyet savcısı ve nüfus idaresi temsilcisinin daha sonraki aşamalarda bulunmadıkları ve hükmün yokluklarında verildiği anlaşılmaktadır.
Nüfus Kanununun 46. maddesi hükmüne göre, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davaların, Cumhuriyet savcısı ile nüfus başmemuru veya memurunun huzuruyla görülmesi ve karara bağlanması zorunludur.
Mahkemenin oluşumuna ilişkin bu yasa hükmü dikkate alınmadan Cumhuriyet savcısı ile nüfus memurunun yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy