(4721 S. K. m. 4, 169, 195, 197, 185, 186, 215, 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacıdan aktarılan olayların boşanma nedeni yapılmayacağına göre davacının aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı ve müşterek çocuk Canan için takdir edilen tedbir nafakası azdır. Mahkemece Medeni Kanunun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3- Boşanma davası açılmakla eşlerin ayrı yaşama ve nafaka isteme hakkı doğar. (M.K. m. 162/2, 137). Kaldı ki istek olmasa bile davanın devamı süresince gerekli tedbirlerin davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden (resen) alınması zorunludur. (M.K. 137). O halde dava tarihinden geçerli olmak üzere, müşterek çocuk 1995 doğumlu Furkan yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Temyize konu kararın 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle nafakalar yönünden BOZULMASINA, hükmün bozma dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 1. bentteki nedenlerle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 05.03.2003
Full & Egal Universal Law Academy