(4721 S. K. m. 301, 426) (1086 S. K. m. 38, 59) (1136 s. AK. m. 38)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Babalık davasında ana ile çocuk arasında her zaman bir yarar çatışması ihtimali bulunduğundan yasa koyucu çocuğa kayyım tayinini zorunlu görmüştür. (743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi md. 298) ( 4721 S. YTMK. 426 ) Olayda ananın açtığı dava ile kayyımın açtığı dava birleştirilerek görülmüştür.
Davada davacı anayı Av. A.U. temsil etmiş, kayyım tarafından da çocuğu temsilen aynı avukata vekaletname verilmiş, böylece avukat A.U. hem ananın vekili olarak hem de çocuğun vekili olarak duruşmalara iştirak etmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38. maddesinin (b) bendi gereğince avukat, aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş ise, teklifi reddetmek zorundadır.Çocuğa, ana ile arasındaki yarar çatışması ihtimali nedeniyle kayyım atandığına göre, aynı avukatın hem davacı anayı hem de çocuğu aynı işte temsil etmesi yukarıdaki kurala aykırıdır.Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç:Temyiz oluna hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. 06.03.2003
Full & Egal Universal Law Academy