(4721 S. K. m. 166)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların tedbir nafakasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalının boşanma hükmü ile ilgili temyizine gelince;
Mahkemeninde kabulünde olduğu gibi, davalının boşanmaya neden olarak kabul edilen davranışları iradi değildir.
Medeni Kanunun 134/1-2.maddesi uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, müşterek hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Medeni Kanunun 134/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç:Temyiz edilen kararın 2. bentdeki nedenlerle BOZULMASINA, hükmün tedbir nafakası ile ilgili bölümünün ise ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davacıya yüklenmesine, peşin alınan harcın mahsubuna, temyiz peşin harcını yatıran davalıya geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. 20.03.2003
Full & Egal Universal Law Academy