(4721 S. K. m. 166, 184) (743 S. K. m. 134)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların tedbir nafakasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Kadının diğer temyiz sebeplerinin incelenmesine gelince;
Toplanan delillerden eşlerin Erzurum'da geçen hadiselerden sonra barışıp Ankara'ya geldikleri anlaşılmaktadır. Bu hadiseler koca tarafından hoşgörü ile karşılanmıştır. Artık boşanmaya esas alınamaz.
Medeni Kanunun134/1-2.maddesi uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, müşterek hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Medeni Kanunun 134/l maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın 2. bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, sari temyiz itirazlarının REDDİNE, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 03.03.2003
Full & Egal Universal Law Academy