(4721 S. K. m. 166, 179, 220) (743 S. K. m. 134, 146)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1-Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davacının (kocanın) eşini dövdüğü ve ağır hakaretlerde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı (kadında)dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre kadının davası da kabul edilip boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
2- a) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre kadının ziynetlere yönelik temyiz itirazları yersizdir.
b) Toplanan delillerden; davanın konusunu oluşturan ev eşyalarının kadına ait olduğu ve kocasında kaldığı anlaşılmaktadır.Bu eşyalarla ilgili davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün bir ve ikinci maddenin (b) bendinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, kadının ziynetlerle ilgili temyiz itirazlarının reddine, bozma sebebine göre de kadının koca tarafından açılan boşanmaya ait temiyiz ile kocanın yoksulluk nafakasına yönelik temyizinin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 07.04.2003
Full & Egal Universal Law Academy