(4721 S. K. m. 166, 174, 220) (743 S. K. m. 134, 143) (492 s. Harçlar K. m. 30, 32)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1-Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalının (kocanın) küfür ederek davacıyı ( kadını ) evden kovduğu, davacının da kocasını sevmediği ve istemediğini söylediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
2-Davacının gayrimenkul veya bedeli ile kocanın borçları için ödediği para yönünden maddi tazminat talepleri Türk Kanunu Medenisinin 143/1. maddesi anlamında boşanmanın eki niteliğinde olmayıp, nisbi harca tabidir. Davacı başvurma harcını yatırdığına göre sözü edilen alacak talepleri yönünden peşin nisbi harç tamamlattırılmadan ( Harçlar Kanunu md. 30 - 32 ) işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru değildir.
Sonuç: Temyize konu kararın gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 28.04.2003
Full & Egal Universal Law Academy