(4721 S. K. m. 166, 174) (818 S. K. m. 42, 44)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalının, mahkemece tanınan kesin süre içinde tanıklarının çağrı giderlerini yatırmadığı gibi, takip eden 26.12.2002 tarihli oturumda da "..tanıklarını dinletmeyeceğini" bildirmesine göre, davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerle, davalının çok sık alkol kullandığı ve 2002 yılı Mayıs ayında eşi ve çocukları evde yokken, eve başka kadın aldığı gerçekleşmiştir. Davacının kusuru bulunmamaktadır.
a-Davacı lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken isteğin reddi usul ve yasaya aykırıdır.
b- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecesine paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Borçlar Kanununun 42 ve 44. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK .md. 174/2) tazminat taktiri gerekir.
Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2. maddenin (a) ve (b) bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma dışında kalan kısımların ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, temyiz peşin harcının yatıran davacıya geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 20.03.2003
Full & Egal Universal Law Academy