(4721 S. K. m. 164, 166)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm maddi ve manevi tazminat, nafaka , çeyiz ve ziynet eşyaları yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı tanığı Yılmaz'ın ifade ettiği hakaret ve sövme olayından , davacı kadının yargılanmış ve beraat etmiş bulunmasına, kaldı ki tanık Yılmaz'ın sözünü ettiği olaydan sonra, davalı kocanın 27.11.2000 tarihinde davacı eşine ihtar çekmiş bulunmasına, vukuu bulmuş olsa bile ihtar isteğinin, önceki olayların affı anlamına geleceğine, bu bakımdan kadına kusur yüklenmesinin artık mümkün bulunmadığına; davalı kocanın ise davacıyı dövdüğünün anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacının kardeşi Hamide çeyiz listesinin başında yazılı olan iki adet bileziğin düğünde davacıya annesinin taktığı bilezikler olduğunu, davacının eve geldiğinde annesinin taktığı bilezikler dışında hiçbir şey getirmediğini ifade etmiştir.Çeyiz listesinin başında yazılı olan iki adet bileziğin, dava konusu edilen " .. l adet samanyolu ve diğerinin de tek bilezik " olduğu anlaşılmaktadır. Davacının kardeşinin bu beyanı karşısında sözü edilen bileziklerin davalıda kaldığının kabulü mümkün değildir.Bir adet samanyolu , bir adet de tek bilezikle ilgili isteğin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Eşyaların her birinin değerlerinin kararda ayrı ayrı gösterilmemesi suretiyle infazda duraksama yaratacak şekilde hüküm oluşturulması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2.bentte gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu kısımların 1. bentte gösterilen sebeplerle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 20.03.2003
Full & Egal Universal Law Academy