(4721 S. K. m. 595) (743 S. K. m. 534) (1086 S. K. m. 8)
Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
4722 sayılı Yasanın 17. maddesi, mirasın miras bırakanın ölüm günündeki hükümlerin uygulanıp değerlendirileceğini, 743 sayılı Medeni Kanunun 534. maddesi ise; ölenin mirasçısı bulunup bulunmadığı gerçekleşmez ya da mirasçıların sayısı belli olmazsa, Sulh Hakiminin üç ay içersinde sıfatlarını bildirmek üzere ilgililerin ilan yolu ile çağrılacağını, bu süre içersinde Sulh Hakimine başvuran olmaz ve mirasçıların varlığı tesbit edilmezse, mirasın hazineye geçeceğini ve istihkak davasının saklı olduğunu hükme bağlamıştır.
Mahkemenin görevini belirleyen kurallar Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 8. maddesi yanında özel kanunlarda da gösterilmiştir. Hakimin bunları kendiliğinden dikkate alması zorunludur. 743 sayılı Medeni Kanunun 534. maddesi mirasın değerinden söz etmemiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında işin esasının incelenmesi sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken dilekçesinin görev yönünden reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy