(1086 S. K. m. 8, 73)
Dava: Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 8. maddesinde ve diğer bazı kanunlarda özel olarak belirtilmiş olup, bu kanunlarda Sulh Hukuk Mahkemesine, hasımsız tespit davalarında görev verilmemiştir. Diğer yandan, dava Z.Ç.'in davacının tabi olduğu Sosyal Sigortalar Kurumu Hizmetlerinden yararlanmasını sağlamak amacıyla açıldığından, davanın İş Mahkemesinde görülüp görülmeyeceği hususunun da tartışılarak sonucuna göre, davanın Asliye Hukuk veya İş Mahkemesinde görülmek üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, mahkemece görev yönü gözardı edilerek, talebin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi uyarınca, hakim iki tarafı usulüne uygun davet etmeden veya dinlemeden hüküm veremez. Dava sonunda hakkı etkilenecek olan Z.Ç.'e davanın yöneltilmesi, gerektiğinde Sosyal Sigortalar Kurumu da davaya dahil edilerek karar verilmesi yerine, eksik hasımla davanın kabulüne karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy