(4721 S. K. m. 166) (743 S. K. m. 134) (1086 S. K. m. 74, 388)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm manevi tazminat, nafaka, ziynet eşyası ve düğünde takılan paralar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1- Medeni Kanunun 134/1-2.maddesi (4721 S. TMK. 166/1-2) uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, müşterek hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Medeni Kanunun 134/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni sayılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının (kocanın) tüm, kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3-Kadının eşyalara yönelik istekleri hakkında hüküm fıkrasında olumlu olumsuz karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır. (HUMK.m.74, 388/son)
Temyiz edilen hükmün 3. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, kararın bozma kapsamı dışında kalan yönlerinin ise ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın kocaya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, temyiz peşin harcının yatıran kadına geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 27.03.2003 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy