(4721 S. K. m. 166, 184) (1086 S. K. m. 91, 230, 234, 235)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Mahkemece, 20.12.1994 tarihinde tarafların boşanmalarına karar verilmiş, karar 18.10.2002 tarihine kadar tebliğe çıkartılmamış, davacıya 18.10.2002 tarihinde, davalıya ise 22.10.2002 tarihinde tebliğ edilmiş, kararı davalı süresi içinde temyiz etmiştir.
Boşanma kararı henüz tebliğe çıkartılmadan, davacı adı ve imzasıyla mahkemeye 3.10.1996 tarihinde bir dilekçe verilmiştir. Bu dilekçede davacı kadın "... davadan pişmanlık duyduğunu, eşi ve dokuz çocuğuyla huzur içinde birlikte yaşadıklarını, boşanmak istemediğini davasından vazgeçtiğini..." bildirmiştir. Sözü edilen dilekçe altındaki imzanın davacıya ait olduğuna ilişkin hakim tarafından verilmiş bir şerh bulunmamaktadır. Dilekçeyi verenin kimlik bilgileri de yoktur. O halde; mahkemece yapılacak iş, bu dilekçe altındaki imzanın kendisine ait olup olmadığı konusunda davacının isticvap olunması (HUMK. md. 230 - 235) isticvap davetiyesinin tebliğine rağmen, geçerli bir özrü olmaksızın gelmez ise (veya gelip de cevap vermez ise) feragat dilekçesi altındaki imzanın kendisine ait olduğunu ikrar etmiş saymak (HUKM. md. 234) ve isticvaptan hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Hükmün açıklanan sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. 06.02.2003
Full & Egal Universal Law Academy