(4721 S. K. m. 166, 184) (743 S. K. m. 134, 150)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalının temyizine gelince;
Davacı tanıklarının davacıdan duydukları sözler boşanma kararına dayanak oluşturmaz. Terk hukuki nedenine dayalı bir dava da bulunmamaktadır.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın 2 nolu bentte gösterilen sebeple davalı yararına BOZULMASINA, davacının temyiz itirazın 1 nolu bent gibi reddi ile tedbir nafakasına yönelik bölümünün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davacıya yüklenmesine, peşin alınan harcın mahsubuna, temyiz peşin harcını yatıran davalıya geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. 31.03.2003
Full & Egal Universal Law Academy