(4721 S. K. m. 166) (743 S. K. m. 134)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1-Dava 743 sayılı Medeni Kanunun 134/1. maddesine dayanılarak açılmıştır. Kadının tedavi edildiği 22.6.2000 günlü raporu ile sabittir. Tedaviden kaçındığına dair delil yoktur.
Medeni Kanunun 134/1-2.maddesi (4721 S. TMK. 166/1-2) uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, müşterek hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Medeni Kanunun 134/l maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
2-Davalının (kadının) ziynetleri hakkında harcı verilerek usulüne uygun açılmış davası yoktur. Dava olmadığı halde kesin hüküm oluşturacak şekilde ret kararı verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre kocanın tüm, kadının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı harcın davacıya yüklenmesine, peşin harcın mahsubuna, temyiz peşin harcını yatıran davalıya geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. 01.04.2003
Full & Egal Universal Law Academy