(4721 S. K. m. 169, 175) (743 S. K. m. 137, 144)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmaya neden olan olaylarda güven sarsıcı davranışta bulunan kocada eşit kusurludur. Kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği de açıktır. Türk Kanunu medenisinin 144. maddesi koşulları (4721 S. TMK. 175) oluştuğundan uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekir. Bu yön gözetilmeden yoksulluk nafakası talebinin de reddi bozmayı gerektirmiştir.
3-Anne yanında bulunan küçükler için dava tarihinden itibaren hüküm kesinleşinceye kadar tedbir nafakasına (TKM. md. 137) hükmolunmaması (4721 S. TMK. 169) da doğru değildir.
Sonuç:1-Hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu kesimlerinin 1. bentte gösterilen nedenlerle ONANMASINA,
2-Hükmün 2 ve 3. bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. 07.04.2003
Full & Egal Universal Law Academy