(743 S. K. m. 541)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı Lütfiye Somalı vekilinin 1.2.1999 tarihli dava dilekçesi ile Edremit 1. Noterliğinde 20 Ekim 1995 tarihinde düzenlenen vasiyetnamenin tenfizi ile vasiyet olunan taşınmazın davacı adına tapuya tescilini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava muayyen mal vasiyetine ilişkin olup ( 743 sayılı Medeni Kanunun 541. maddesi ) görevli mahkemenin vasiyet edilen taşınmazın değerine göre belirlenmesi gerekmektedir.
Görev kuralları, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan mahkeme görevli olup olmadığını, yargılamanın her safhasında re'sen inceler.
Mahkemece, öncelikle vasiyet konu taşınmazın kıymetinin usulüne uygun olarak belirlenip, görev yönünün değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy