(4721 S. K. m. 166, 184) (1086 S. K. m. 242, 274)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davacı, süresi içinde verdiği delil listesinde; 4320 sayılı Ailenin Korunması Hakkındaki Kanuna göre Cumhuriyet Savcılığınca res'en tedbir talebinde bulunulduğunu bildirerek, bununla ilgili Sulh Hukuk Mahkemesinin dosyasını, 29.4.2002 tarihinde davalının dayağı sonucu Sursa Yüksek İhtisas Hastanesine başvurmak zorunda kaldığını bildirerek bu başvuruya ilişkin evrak ve kayıtları göstermiş, dava dilekçesi ekinde de 27.8.2002 adli tabip raporunu sunmuştur. Delil listesinde gösterdiği tek tanık dışında, yukarda sözü edilen diğer delilleri toplanmamıştır. Davacının, gösterdiği delillerin tamamı toplanmadan ve tüm deliller birlikte değerlendirilmeden eksik tahkikatle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Dosyaya alınan nüfus kaydına göre tarafların 3.8.1990 tarihinde evlendikleri ve çocuklarının da bulunmadığı halde, kararın gerekçesinde tarafların 28.11.1948 tarihinde evlendiklerinin ve reşit 4 çocukları bulunduğunun kabul edilmesi, taraflarla alakası olmayan kişiye ait nüfus kaydının esas alınması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Kabule göre de;
Davacının ismi Sefiye olduğu, dava dilekçesi ve nüfus kaydında da bu şekilde olduğu halde karar başlığında "Safiye" gösterilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç:Temyiz olunan kararın yukarda 1 ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. 10.04.2003
Full & Egal Universal Law Academy