(4721 S. K. m. 182, 336) (1086 S. K. m. 433)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Davacı ve davalı babaya hüküm 24.12.2002 tarihinde, diğer tarafın temyiz dilekçesi 7.1.2003 tarihinde tebliğ edilmiş, baba on günlük yasal süre geçtikten sonra 22.1.2003 tarihinde temyiz edildiğinden davacı ve davalı babanın temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. (HUMK. m. 433/2)
2- Davacı ve davalı kadının temyizine gelince;
Çocukların velayet haklarının düzenlemesiyle ilgili önceki boşanma ve velayetle ilgili dosyalar Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde celbedilmemiş, birleştirilen dosyada kadın vekili Avukat İbrahim'in vekaletnamesi bulunmadığı gibi, eldeki dosyadaki vekaletnamede de baro pulu bulunmamaktadır. Bu eksiklikler giderilmeden davaya devam edilmesi de doğru değildir.
Diğer taraftan kişisel ilişki amacına uygun olarak düzenlenmelidir. Küçük ile anne arasında her hafta sonu kişisel ilişki kurulması, doğru olmadığı gibi, yatılı olarak kişisel ilişki kurulmaması da amaca aykırıdır. O halde mahkemece ayın belirli hafta sonları yatılı da kalacak şekilde daha uygun süreli (örneğin 1 ve 3. hafta sonları Cumartesi günü saat 10.00'dan Pazar günü saat 17.00'ye kadar şeklinde) kişisel ilişki düzenlemesi gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Sonuç: 1- Davacı ve davalı babanın katılma yoluyla temyiz dilekçesinin 1. bentte gösterilen nedenlerle REDDİNE,
2- Hükmün davacı ve davalı kadının temyizi yönünden 2.bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy