(4721 S. K. m. 169, 175, 197) (743 S. K. m. 162)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı koca tarafından açılan boşanma davası reddedildiğine göre; ara kararı ile verilen tedbir nafakasının karar kesinleştikten sonra iştirak nafakası olarak devamına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-2001/831 esas sayılı nafaka davasına yönelik temyize gelince;
Davacı kadın tarafından açılan bu dava Türk Kanunu Medenisinin 162. maddesine dayalı olup, mahkemece yoksulluk nafakası olarak nitelendirilmesi hatalıdır. Delillerin bu yasal çerçevede değerlendirilip karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç:Temyiz edilen kararın 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu kesimlerin 1. bentte yazılı nedenle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. 10.06.2003
Full & Egal Universal Law Academy