(4721 S. K. m. 4, 164, 166, 174) (743 S. K. m. 143, 144)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm nafaka, tazminatlar, vekalet ücreti ve yargılama giderleri ile kusur yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Dava, Türk Kanunu Medenisinin 134/1. maddesine (4721 166/1) dayanmaktadır. Davalı koca tarafından terk sebebine dayanılarak açılmış bir dava yoktur. Davalı kocanın, boşanma davası açıldıktan sonra, dava nedeniyle zaten kanunen ayrı yaşamak hakkına sahip olan karısını, ihtarla eve davet etmiş olması, sonuç doğurmaz. Ve boşanma iradesini açtığı dava ile ortaya koymuş bulunan kadına ortak konuta dönme yükümlülüğünü yasal olarak yüklemez. Bu bakımdan; kadının; boşanma davası açılmasından sonra kocası tarafından gönderilmiş bulunan eve dön ihtarına uymamış olması sebebiyle kusurlu kabul edilmesi doğru değildir.
Toplanan delillerle, davalının ailesinin davacıyı istemediği, davalının, seksen yaşındaki babaannesini davacı ile oturtmak istediği, davalının babasının davacıyı "..benim deli raporum var, ben istediğimi yaparım.." diyerek tehdit ettiği, davalının buna sessiz kaldığı, davalının da davacıyı tehdit ettiği gerçekleşmiştir. Boşanmaya yol açan olaylarda davacıya yüklenebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Medeni Kanunun 143/1 ve 2. maddesi şartları oluşmuştur. Davacı kadın yararına, tarafların gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumları ve Medeni Kanunun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
3-Toplanan delillerle kadının hiçbir gelirinin bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği de gerçekleşmiştir. Türk Kanunu Medenisinin 144. maddesi gereğince davacı kadın yararına uygun yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddolunması usul ve yasaya aykırıdır.
4-Dava kabul edildiği halde, davada kendisini vekille temsil ettiren davacı kadın lehine tarife uyarınca vekalet ücreti takdir edilmemesi yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2, 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, temyiz peşin harcının yatıran davacıya geri verilmesine 24.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy