(4721 S. K. m. 166) (743 S. K. m. 134)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
743 sayılı Medeni kanunun 134/son maddesi (4721 S. TMK. 166/son) boşanma sebeplerinden her hangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun müşterek hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden birinin talebi üzerine boşanmaya karar verilebileceğini hükme bağlamıştır. Kocanın açtığı boşanma davası reddedilmiş ve bu karar 5.12.1990'da kesinleşmiştir. Yeni dava ise 28.9.2001'de açılmıştır. Toplanan delillerden; tarafların aynı gecekondunun ayrı yerlerinde oturdukları, giriş kapılarının ayrı olduğu, kocanın başka kadınla kendi bölümünü paylaştığı anlaşılmaktadır. Karı kocanın aynı gecekonduda oturmaları ret kararından sonra evlilik birliğini yeniden kurdukları anlamını taşımaz. Gerçekleşen bu durum karşısında davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç:Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. 05.02.2003
Full & Egal Universal Law Academy