(4721 S. K. m. 477, 397) (743 S. K. m. 421) (1086 S. K. m. 46, 8, 7)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava kayyımlığın kaldırılması ve taşınmaz hissesi satış bedelinin mirasçılara ödenmesi isteminden ibarettir.
1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun eski Kanunu Medenisinin (743 s.k.) 421. maddesini karşılayan 477. maddesi kayyımlığın kayyımın atanmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınması ile sona ereceğini belirtmiş, aynı yasanın 397/2. maddesinde vesayet makamının Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu hükme bağlamıştır.
O halde kayyımlığın kaldırılmasında görevli mahkeme vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olduğundan görev konusunda taraflar için müktesep hak doğmaz. (HGK 24.5.974 gün 974/5-133-342 sayılı kararı) ve bu halde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 7. maddesi hükmü uygulanmaz. Yeni kanunla kabul edilen görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan geçmişe de etkili olup eldeki davalara da uygulanır.
Davanın açıldığı tarihteki kurallara göre görevli olan mahkeme yeni kanunla görevsiz hale gelmiş ise mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekir. Görev kurallarına aykırılık hükmün kesinleşmesine kadar gerek mahkeme gerekse Yargıtay tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulur.
Bedelin tahsili bölümündeki davada ise görevin değere göre belirleneceği açıktır. (HUMK.8)
Bu hale göre mahkemece yapılacak iş davaları tefrik etmek kayyımlığın kaldırılması davası yönünden görevsizlik karar vererek dosyayı Sulh hukuk Mahkemesine göndermektir. (HUMK. 46 ve Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliği 48)
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, 28.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy