(1086 S. K. m. 73)
Dava: Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin hasımsız açtığı dava ile, Cumayeri Sulh Hukuk Mahkemesinin 1996/117-110 sayılı veraset kararının iptalini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava veraset ilamının iptali olarak açılmış ve mahkemece de bu şekilde kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi gereğince, Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima ve yahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekilleri tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez.
İptali istenen veraset ilamında davacıdan başka mirasçılarda bulunmakta olup verilecek karar bu kişilerin de miras hakkını ilgilendirdiğinden, veraset ilamında mirasçı olarak görülen kişiler davaya dahil edilerek, taraf teşkili sağlandıktan sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, hasımsız açılan davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy