(743 S. K. m. 507/4) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1-Miras bırakan 8.5.1985 tarihinde ve ölümünden on beş yıl önce 56 parsel sayılı taşınmaz ve 111 parsel sayılı taşınmazları 1/2'şer hissesi ile 63 parseldeki taşınmazın 344/896 hissesini oğlu davalı Mehmet kayıtsız, şartsız bağışlamıştır. Taşınmaz hisseleri miras bırakanın ölümünden önceki bir yıldan daha önce yapıldığından, davacıların temliklerin saklı pay kurallarını bertaraf etmek kastıyla yapıldığını kanıtlamaları gerekmektedir. ( TKM.md.507/4 )Oysa tanıkları davalının miras bırakana 30-35 yıl baktığını belirtmiş, davacılar temliklerin saklı paylarını zedelemek amacıyla yapıldığını kanıtlayamamışlardır. Davanın reddi gerekirken kabulü ve yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre de; faiz yönünden kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirilmesi ( HUMK.md.388 )yine faize tercih tarihinden itibaren hükmolunması gerekirken miras bırakanın ölümü tarihinden başlayarak hükmolunması da kanuna aykırı olup doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 12.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy