(4721 S. K. m. 166)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarda gün numarası gösterilen hüküm kusur, velayet, nafakalar ve katkı payı yönünden temyiz edilmekle evrak okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1- Koca 26.11.1999'da eşine ihtar gönderdiğine göre bu tarihe kadar kadının kusurlu davranışlarının hoşgörü ile karşılamıştır. Artık bu hadiseler boşanmaya esas alınamaz.
Türk Medeni Yasasının 166/1-2 maddesi uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Yasasının 166/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni sayılmamış yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının (kadının) aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3- Kadın katkı payının karşılığı olarak alacak isteğinde bulunmuştur. Harcı verilerek usulüne uygun açılmış bağımsız yahut karşılık dava yoktur. Dava olmadığı durumda kesin hüküm oluşturacak biçimde bu konuda ret kararı verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün üçüncü bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, kararın bozma kapsamı dışında kalan yönlerinin ise ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 12.05.2003 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy