(743 S. K. m. 291, 295)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı M. Bozkurt vekilinin, davalı S. Keskin aleyhine açtığı davada, davalı ile evlilik dışı beraberliğinden olan Emrah'ın babasının davacı olduğunun kabulü ile nüfusuna geçirilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava niteliği itibarıyla babalığın tespitine ilişkindir.
Dava ve hüküm tarihinde yürürlükte olan 743 Sayılı Türk Kanunu Medenisinin 295. maddesi hükmüne göre, "evlilik haricinde doğan çocuğun anası, babanın hükmün tayini için ikamei dava edebilir. Çocuk da bu hakkı haizdir. Dava, baba veya mirasçıları aleyhine ikame olunur."
Anılan madde ile babalık davası açma hakkı ana ve çocuğa tanımış olup, babanın, babalık davası açabileceğinden söz edilmemiş, aksine baba ve mirasçıları aleyhine dava açabilecek kişiler olarak gösterilmiştir.
Diğer taraftan, aynı kanunun 291. maddesi babaya tanıma imkanı vermiştir. Bu imkan tüm sonuçlarıyla babalık hükmüne eşdeğer nitelikte olduğundan, yasada bir boşluk bulunduğundan söz edilemez.
Mahkemece, baba olduğunu iddia eden kişinin aktif dava ehliyeti olmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy