(4721 S. K. m. 286, 301, 303) (4722 S. K. m. 2, 12)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, soy bağının reddi, babalık ve nüfus kayıt düzeltimi davasıdır. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi Türk Kanunu Medenisi döneminde çocuğun soy bağının reddi davası açma hakkı yok ise de, 1.1.2002 tarihinde bu davanın devamı sırasında yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunun 286/2. maddesinde çocuğa da bu dava hakkı tanınmış ve davacı çocuk 1.1.2003 tarihinden önce hak düşürücü süre içinde bu davayı açtığından 4722 Sayılı Kanunun 2 ve 12. maddeleri gereğince davada Türk Medeni Kanunun uygulanması gerekir. O halde soy bağının reddi ile ilgili dava yönünden öncelikle delillerin bu çerçevede değerlendirilmesi sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Diğer taraftan babalık davasında, hak düşürücü süre; çocuk ile başka bir erkek arasında soy bağı ilişkisi varsa, bir yıllık süre bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlayacağından (TMK. md. 303/3) babalık davası da süresinde olduğundan davanın Hazineye de ihbarı (TMK. md. 301) bu dava yönünden de soy bağının reddi davası sonucuna ve babalık davası ile ilgili delillerin takdiriyle sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Yine davacı çocuğun doğum yeri doğum tarihi ile ilgili nüfus kaydı düzeltim davası yönünden de olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. 16.06.2003 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy