(4721 S. K. m. 426)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 426. maddesi uyarınca, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa, vesayet makamı tarafından ilgilinin isteği üzerine veya resen temsil kayyımı atanması gerekir.
Nüfus kayıt tashihi olarak açılan davada N...'nın annesinin M... değil A... olduğu ileri sürülmüş olup, küçük Nazlı ile kayden anne olarak görünen M... ve A... arasında menfaat çatışması meydana geldiğinden mahkemece, yararının korunması için küçüğe kayyım tayin ettirilmesi, kayyımın davaya katılmasının imkan hazırlanması, davaya katıldığı ve gösterdiği takdirde onun da delillerinin toplanması, bütün delillerin birlikte tartışılıp sonucuna göre hüküm tesis olunması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. 06.12.2004