(4721 S. K. m. 4, 166, 174, 176, 186) (818 S. K. m. 42, 43, 44, 49)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün duruşmalı temyiz eden A. B. Ç. vekili Av. Yusuf Ziya Dereli ve temyiz eden C. Ç. vekili Av. Mustafa Kılıç geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı koca tarafından açılan boşanma davasının kabulüne, tarafların Türk Medeni Kanununun 166/son maddesi gereğince boşanmalarına, ayrılığa ilişkin karşı davanın reddine ve ferilerine dair olan hüküm; davacı koca tarafından kusur tespiti, maddi tazminat, nafakalara, velayet ve kişisel ilişki yönlerinden; davalı tarafından da tazminat ve nafakanın gelecek yıllardaki artış oranının belirlenmemiş olması yönünden temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Toplanan delillerden ve önceki davanın reddine ilişkin karar gerekçesinden; davacı kocanın eşini dövdüğü, davalıya yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı anlaşılmaktadır. Boşanmaya sebep olan fiili ayrılıkta koca tam kusurludur.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. 4, BK. 42, 43, 44, 49) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
3- Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranlarında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK. Md. 4, BK.md.42 ve 44) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
4- Davalı, davadan sonra takdir edilecek nafakanın Türk Medeni Kanununun 176/5. maddesi gereğince ... otomatik bir artışla ödenmesine karar verilmesini istemiştir. İstek irat biçiminde ödenmesine karar verilen yoksulluk nafakasının, gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğinin karara bağlanmasına ilişkindir. Davalının, bu yöndeki açık talebine rağmen, aylık irat biçiminde ödenmesine karar verilen yoksulluk nafakasının gelecek yıllardaki artış miktarının belirlenmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
5- Velayet kendisine verilmeyen babanın, çocukla; velayet kendisine verilmiş olan annenin ikametgahında ve uzman memur nezaretinde kişisel ilişki tesisi, babanın çocuğuyla her türlü etkiden uzak kişisel ilişki kurmasını zedeleyici niteliktedir. Bu yönde düzenleme yapılmasını gerektiren nedenler gösterilmeden; annenin ikametinde ve uzman memur nezaretinde kişisel ilişki usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda 2, 3 ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle davalı kadın yararına 5. bentte gösterilen sebeple davacı koca yararına BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01.12.2004
Full & Egal Universal Law Academy