(4722 S. K. m. 1) (743 S. K. m. 134)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 4722 sayılı kanunun 1. maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1- Boşanmaya esas alınan hırsızlık olayından sonra tarafların bir araya gelerek evlilik birliğini sürdürdükleri anlaşılmıştır. Artık bu olaya dayanılarak boşanmaya karar verilemez. Davacı-davalı kocanın boşanma davasının reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2- Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davacı-davalı kocanın eşini sürekli hırsızlıkla suçladığı, birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-davacı kadın dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün 1. ve 2. bentte gösterilen nedenlerle kadın yararına BOZULMASINA, davacı-davalı kocanın nafakalara yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı harcın Ö
'e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, temyiz peşin harcını yatıran M
'e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06.12.2004 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy