(1086 S. K. m. 76) (4722 S. K. m. 17) (4721 S. K. m. 530)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir. (HUMK. md.76)
Mirasçılık ve mirasın geçişi miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan kanuna göre belirlenir. Bu nedenle olayda Türk Kanunu Medenisi hükümleri uygulanacaktır. (4722 Sayılı Kanun md. 17)
Bu nedenlerle de dava Türk Kanunu Medenisinin 530/son maddesine dayalı ve hazineye yöneltilmesi gereken bir davadır. Delillerin bu çerçevede takdiri ve sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
2-Dava hazineye yöneltilmesi gerekirken, kayyıma da yöneltilmek suretiyle hatalı açılmıştır. Kayyım yönünden davanın sıfattan reddi gerekirken, kayyımında hasım olarak kabulü ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
3-Taşınmazların Fatma ve Meliha adına olan 6/8 hissesine ilişkin tapu kaydının iptali ile iştirak halinde mülkiyet şeklinde davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken veraset ilamına atıfla yazılı şekilde karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün 1, 2 ve 3. bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. 23.12.2004 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy