(4721 S. K. m. 4, 174, 182) (818 S. K. m. 44, 49) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm tazminat ve nafakaya ilişkin kısımlar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Toplanan delillerden; davalının eşini aldattığı, başka kadınlarla ilişkisinin olduğu ve davacıyı dövdüğü anlaşılmaktadır. Boşanmaya yol açan olaylarda davalı tüm kusurlu olup, davacıya atfedilebilecek bir kusur bulunmamaktadır.
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran davacı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır.
Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Borçlar Kanunu'nun 44. ve 49. maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat (TMK. 174/2) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2- Davacı maddi tazminat da talep etmiştir. Maddi tazminat istemine ilişkin olumlu olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır. (HUMK. md. 74)
3- Velayeti anneye bırakılan müşterek çocuk 1988 doğumlu Burak için Türk Medeni Kanunu'nun 182/2. maddesi gereğince iştirak nafakasına hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
4- Müşterek çocuk Rauf ergin olduğu halde baba ile kişisel ilişki kurulması da doğru bulunmamıştır.
5- Davacı eş için takdir edilip devamına karar verilen nafakanın yoksulluk nafakası yerine iştirak nafakası olarak nitelendirilmesi de yasaya aykırıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda beş bent altında gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy