(7201 SK m. 25/a) (1086 S. K. 73)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
7201 Sayılı Yasaya 4829 Sayılı Yasa ile eklenen 25/a maddesi gereğince yabancı ülkede kedisine tebliğ yapılacak kimse Türk vatandaşı olduğu takdirde tebliğ o yerdeki Türkiye Büyükelçiliği veya konsolosluğu aracılığıyla da yapılabilir. Bu halde bildirimi Türkiye Büyükelçiliği veya konsolosluğu veya bunların görevlendireceği bir memur yapar. Tebliğin konusu ile hangi merci tarafından çıkarıldığı bilgilerinin yer aldığı ve 30 gün içinde başvurulmadığı takdirde tebliğin yapılmış sayılacağı ihtarını içeren bildirim, muhataba o ülkenin mevzuatının izin verdiği yöntemle gönderilir. Bildirimin o ülkenin mevzuatına göre muhataba tebliğ edildiği belgelendirildiğinde tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Büyükelçiliği veya konsolosluğa başvurulmadığı takdirde tebligat otuzuncu günün bitiminde yapılmış sayılır. Gösterilen şekil geçerlilik koşuludur. Olayımızda ihtarı içeren bildirim Başkonsoloslukça hazırlanıp postaya verilmiş ve yine Hannover Başkonsolosluğunun 12.02.2004 tarihli yazısında bu bildirimin davalı Y. H.'ye iki defa iadeli taahhütlü posta ile gönderildiği (Alman Tebligat Yasası m. 175) gönderenin adı geçenin süresi içinde postanede almaması nedeniyle Başkonsolosluğa iade belirtilmiştir. Esasen ihtarı içeren yazının muhataba tebliğ edildiğine dair bir ibare konsolosluğun ilgili yazısında yer almamaktadır. Tebliğe ilişkin Alman posta makamlarınca yapılan ve dosya içinde bulunan 2.1.2004 ve 27.1.2004 tarihli tebligat parçalarında muhatabın imzası da yoktur. Kadı ki Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünün 12.3.2004 tarih ve 017983 sayılı yazısında da muhatabın çağrıya uymaması nedeniyle tebligatın yapılamadığı açıkça belirtilmiştir. Şu hale göre bildirimin Alman mevzuatına göre muhataba tebliğ edildiği belgelendirilmemiştir. Diğer bir ifadeyle, tebliğe ilişkin evrakların Hannover Başkonsolosluğunda bulunduğuna ilişkin ihtarı içeren bildirim davalıya tebliğ edilememiştir. Bu nedenle Tebligat Kanununun 25/a maddesine göre yapılan tebligat usulsüzdür. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesine göre hakim iki tarafı usulüne uygun davet etmedikçe hüküm veremez. Davalıya dava dilekçesi tebligatı geçersizdir. Bu durum davalının savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul yanlışlığıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23.12.2004 (Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy