(4722 S. K. m. 1) (743 S. K. m. 132)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
Toplanan delillere göre, tarafların Ekim 1997 tarihinde ayrıldıkları, davacının Aralık 1997'de ev tutarak eşini davet ettiği anlaşılmaktadır. Davacı, eşini eve davet etmekle önceki olayları hoşgörü ile karşılamıştır. Tarafların ayrıldıkları tarihten sonra yeni bir olayın varlığı da kanıtlanmış değildir. Öte yandan, davalı kadının 23.2.1998 tarihinde koca aleyhine açtığı K 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/259 esas sayılı nafaka davasında da; kadının ayrı yaşamakta haklı olduğu kabul edilerek kadın yararına tedbir nafakası bağlanmış ve bu karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde boşanmaya karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç:Temyize konu kararın gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29.11.2004 (Pzt.) (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy