(4721 S. K. m. 166) (1086 S. K. m. 433)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1-) Davalının (kocanın) temyiz dilekçesi 9.9.2004 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş, 24.09.2004 tarihli dilekçe ile katılma yoluyla temyiz edilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 433/2. maddesi uyarınca 10 günlük yasal süre geçtiğinden davalının katılma yoluyla temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2-) Tanık beyanlarında belirtilen olaylardan sonra evlilik birliğinin devam ettiği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma sebebi sayılmamış yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
3-) Davacının (kadının) maddi ve manevi tazminata ilişkin temyizine gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz isteğinin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz dilekçesinin REDDİNE, temyize konu hususların 3. bentte gösterilen nedenlerle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna, oybirliği ile karar verildi. 29.12.2004 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy