(1086 S. K. m. 433, 435, 436, 439, 578) (4721 S. K. m. 175)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
İlk hükümde; davacı kocanın açtığı boşanma davasının kabulüne, tarafların boşanmalarına karşı boşanma davasının reddine, davalının manevi tazminat ve nafaka istemlerinin reddine karar verilmiş; davalının temyizi üzerine hüküm, " .. davalı yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiğinden .. " bahisle bu yönden bozulmuş, davalının bozmanın kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yersiz olduğu belirtilerek, bozmanın dışında kalan kısımlar açıkça onanmıştır.
İlk hükmün yoksulluk nafakasının reddine ilişkin bölümü, davalının bu yöne ilişkin itirazları incelenip reddedilmek suretiyle bozma kararının kapsamı dışında kalarak ( karar düzeltme süresinin de tüketilmesiyle ) kesinleştiğine göre, kesinleşen bu kısım davacı yararına usulü kazanılmış hak oluşturmuştur. Münhasıran tedbir nafakasına ilişkin bozma kararına uyan mahkeme artık davalı yararına yoksulluk nafakasına hükmedemez. Bu yön gözetilmeden davalı yararına yoksulluk nafakasına hükmolunması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11.01.2005 sa.
Full & Egal Universal Law Academy