(1086 S. K. m. 60, 62, 63) (818 S. K. m. 38, 388/3) (4721 S. K. m. 605, 606, 609)
Dava : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 15.2.2005 günü duruşmalı temyiz eden davacılar vekili ve temyiz eden karşı taraf müdahil davacılar vekili geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre müdahillerin temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacıların temyizlerinin incelenmesine gelince;
Vekalet sözleşmesinin kapsamı sözleşmedeki açıklamalara veya vekil edenin talimatına göre belirlenir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 62. maddesi; davaya vekaletin kanunda özel yetki verilmesini gerektiren hususlar saklı kalmak üzere hüküm kesinleşinceye kadar davanın takibi için gereken bütün işlemlerin yapılmasını, hükmün yerine getirilmesini, yargılama giderlerinin tahsil edilmesini, buna ilişkin makbuz verilmesini ve bu işlemlerin tamamlanmasını kapsayacağını hükme bağlamıştır. Ancak işin mahiyeti özel bir temsil yetkisini gerektiriyorsa, işlemin yapılması bu nitelikteki vekaletnamenin varlığını zorunlu kılmaktadır. ( BK.m.388/3 ) Borçlar Yasasının 388 ve Hukuk usulü Muhakemeleri Yasasının 63. maddesindeki haller sınırlayıcı değildir.
Mirası reddetmek isteyen mirasçı miras bırakanın son yerleşim yerindeki sulh hakimine yapacağı sözlü yahut yazılı irade açıklaması ile mirası reddedebilir. ( MK.m.605, 606, 609 ) Bu irade açıklaması bozucu yenilik doğurucu nitelikteki hukuki muameledir. Kazanılmış mirasçılık sıfatı geçmişe etkili olarak kalkmaktadır.
Mirasçı adına ret beyanında bulunan vekilin ( temsilcinin ) bu tasarrufu yapabilmesi için özel yetkisinin bulunması zorunludur. 24.7.1965 günlü velayet, vesayet ve miras hükümlerinin uygulanmasına ilişkin Tüzüğün 40 ve 12.8.2003 tarihli yeni Tüzüğün 39. maddelerinde özel yetkili vekilin mirası reddedebileceği açıklanmıştır.
Miras bırakan Oğuz 10.8.2002 de ölmüştür. Ölüm tarihinden 2 ay 24 gün geçtikten sonra mirasçılar mirası ret iradelerini 4.11.2002'de vekil aracılığı ile açıklamışlardır. 31.10.2002 günlü vekaletnamede mirasın reddini içeren yetki yoktur. Ancak mirasın üç aylık sürede reddedildiği de açıktır. ( MK.m.606 ) 18.12.2002 günlü oturuma mirası reddeden Kasım ile Ayten katılmış vekilin ret istemine karşı çıkmamışlardır. Vekaletnamedeki eksiklik dikkate alınarak mirasın reddini de içine alan 5.3.2003 tarihli özel vekaletnamede mahkemeye ibraz edilmiştir. Bu şekilde yetkisiz vekilin yaptığı ret işlemine icazet verilmiştir. ( HUMK.m.60, BK.m.38 ) İcazet davaya vekalet halinde de uygulanır. Yukarıdaki açıklamalar karşısında dava kabul edilip, tüzük hükümleri gereğince işlem yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile isteğin reddedilmesi yerine değildir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, müdahillerin temyiz itirazlarının ise REDDİNE,duruşma için takdir olunan 400 YTL. vekalet ücretinin müdahil davacılardan alınıp davacılara verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 22.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy