(4721 S. K. m. 282, 285, 286, 301) (4722 S. K. m. 12, 13) (4787 S. K. m. 4, Geç. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı, babasının K. olmayıp, Mızrak oğlu S. K. olduğunu ileri sürerek yanlış kaydın düzeltilmesini istemiştir.
1- Çocuk ile ana arasındaki soybağı doğumla kurulur. Baba ila arasındaki soybağı ise babanın anayla evlenmesi, tanıma veya hakim kararı ile gerçekleşir. (TMK. md.282) Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içerisinde doğan çocuğun babası kocadır. Bu soybağının karinesidir. (TMK. md. 285) Koca soybağının reddi davasını açarak karinenin aksini isbat edebilir. Çocukta bu dava hakkına haizdir. (TMK. md. 286)
Davacının babası olarak görülen K. ile annesi N. 15.07.1975'de evlenmişlerdir. Davacı N. ise bu evlilikten önce 1.1.1973'de dünyaya gelmiş 29.07.1975 tarihinde K. ile N. hanesine tescil edilmiştir. N.'nin baba olduğu iddia edilen S. ile evliliği yoktur. Davacı N. babasının K. olmadığı, S. olduğunu ileri sürdüğüne göre önce Kemal'den olmadığı tesbit edilip (soybağı reddedilip) daha sonrada babalığın isbatı gerekmektedir.
743 Sayılı Türk Kanunu Medenisinde çocuğa soybağının reddi imkanı verilmemiş, bu hak 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 Sayılı Kanunun 286. maddesi ile getirilmiştir.
Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesinden önce sahih olmayan nesepli çocuklar, yürürlük tarihinden başlayarak bu kanunun soybağına ilişkin hükümlerine tabi olurlar. (4722 Sayılı Kanun md. 12) Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan babalık davaları, bu kanun hükümlerine göre karara bağlanır. (4722 Sayılı Kanun md. 13) Dava çocuğa bu hakkın tanınmasından önce 6.8.2001 tarihinde açıldığına göre önce soybağının reddi daha sonrada babalıkla ilgili talebin incelenmesi gerekir. Bu yönün gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2- Baba olduğu iddia edilen S. sağsa husumetin ona, ölü ise aile nüfus kayıt tablosu celbedilip mirasçılarının davaya dahil edilmeden eksik hasımla davaya devam olunması doğru olmamıştır. (TMK. md. 301)
3- 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1 maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (MK. md. 118-395, 5133 S. K. md. 2-3) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını, geçici 1. maddesi de; sonuçlanmamış davaların yetkili ve görevli aile mahkemesine devredileceğini hükme bağlamıştır. Karar bozulmakla sonuçlanmamış hale gelmiştir. Bu açıklama karşısında işin görev yönünün de düşünülmesi zorunludur.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün 1. ve 2. bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03.02.2005 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy