(4721 S. K. m. 166) (1086 S. K. m. 274)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Bir davada ikinci tanık listesi verilemez. (HUMK. md. 274) İkinci tanık listesi verilmiş ise bu tanıklar dinlenemeyeceği gibi, dinlenmiş olsalar bile beyanları nazara alınamaz. Açıklanan bu durum karşısında davacının ikinci ve üçüncü tanık listesinde gösterdiği tanıklar Yahya, Yasemin, Nuriye, Yusuf ve Hüdai'nin beyanları hükme esas alınamaz.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak oybirliği ile karar verildi. 07.02.2005 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy