(4722 S. K. m. 17) (743 S. K. m. 499, 501) (4721 S. K. m. 3)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacıların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Miras bırakan Gülnaz Binnaz Özer 24.06.2000 tarihinde ölmüştür. Miras miras bırakanın ölümü tarihindeki hükümlere göre mirasçılarına intikal eder. (4722 Sayılı Yasa md. 17)
Davacılar ehliyetsizlik hukuki sebebine dayanarak vasiyetnamenin iptalini istemişlerdir (TKM. md. 499/1). İptal davası açma hakkı davacıların tasarrufu iptal sebebini ve kendilerinin hak sahibi olduğunu öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her halde vasiyetnamenin açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihi üzerinden, iyi niyetli davalıya karşı on yıl, iyi niyetli olmayan davalıya karşı otuz yıl geçmekle düşer. (TKM. md. 501) Buradaki süre hak düşürücü niteliktedir. Hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Tasarrufu yapanın işlem sırasında ehliyetsiz olması halinde, işlem başından itibaren hükümsüzdür. Yasada gösterilen otuz yıllık hak düşürücü sürenin dikkate alınabilmesi için miras bırakanın ehliyetsizliği yanında davalının kötü niyetli olması da gerekir. (TMK. md. 3) Mahkemece bu yöne ilişkin delillerin toplanması, dosyanın tümü ile Adli Tıp Kurumuna gönderilerek tasarrufun yapıldığı 13.11.1997 tarihinde murisin fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı yolunda rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün 2.bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, temyize konu diğer hususların 1. bentte gösterilen nedenlerle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Vasiyetnamenin açılması dosyasında; davacılardan Gülnaz Bediz, Ahmet Bediz, Hüseyin Bediz, Bayram Bediz ve Cemal Bediz'e vasiyetname fotokopisi 18.07.2001 günü tebliğ olunmuştur. Bu davacılar tasarrufa yani vasiyetnamenin varlığına 18.07.2001 tarihli tebligat ile muttali olmuşlardır.
Davacılardan Şehriban Kaplan ise talimatla alınan ifadesi sırasında vasiyetnameden 11.09.2001 günü haberdar olmuştur. Davacı Şehriban 11.09.2001 tarihli ifadesinde (Kadıköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.06.2001 tarih ve 2000/657 sayılı talimatı ve ekinde vasiyetname kendisine okundu. Soruldu: Miras bırakan Gülnaz benim halam olur. Ben, bana okunan ve Gülnaz'ın bırakmış olduğu vasiyetnameyi kabul etmiyorum. Murisin miras bıraktığı şahıs, murisimizin yaşlı olmasından yararlanarak kandırmış ve bu şekilde mirasa sahip olmak istemektedir. Bu nedenle vasiyetnameyi kabul etmiyorum. Vasiyetnamenin iptali davası açacağım ve açacağım dava ile ilgili mahkeme ve dosya numarasını ilgili mahkemeye bildireceğim) demiş ve beyanını imzalamıştır.
Sulh Hukuk Mahkemesince gerekçeli kararın dördüncü paragrafında değinildiği üzere (bir kısım mirasçılar vasiyetnameyi kabul etmediklerini dava açacaklarını beyan etmiş iseler de beyanda bulunmalarının üzerinden 1 yıldan fazla süre geçtiği vasiyetnamenin iptali ile ilgili herhangi bir derkenar ibraz etmedikleri) 26.09.2002 tarihli kararla vasiyetnamenin açılıp okunduğunun ve itiraza uğramadığının tesbitine karar verilmiştir.
İptal davası müddeinin tasarrufa ve butlanın sebebine muttali olduğu günden itibaren bir sene geçmekle müruru zamana uğrar. (TKM. md. 501)
Ölüme bağlı tasarrufların iptaline ilişkin davalarda zamanaşımı süresi, vasiyetnamenin açıldığı günden başlar. Ancak her zaman vasiyetname mirasçılarının önünde açılmaz. Bu gibi hallerde, Sulh Hukuk Hakimi tarafından vasiyetname örneğinin mirasçıya tebliğ olunduğu tarihte zamanaşımı başlar. (HGK. 12.03.1980 tarih ve 2-1194/1403; 2. HD. 31.01.1992 -255/923)
Davacılar 18.07.2001 ve 11.09.2001 günleri vasiyetnameden haberdar olmuş, iptale ilişkin dava ise bir yıllık süre geçtikten sonra 27.03.2003 tarihinde açılmıştır. Davanın süre yönünden reddine ilişkin kararın onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.
MUHALEFET ŞERHİ
Muris Gülnaz, 13.11.1977 tarihinde dava konusu vasiyetnameyi düzenlemiş ve 24.6.2000 tarihinde ölmüştür. Söz konusu vasiyetname Kadıköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/657 esas sayılı dosyası ile açılmış, tüm davacılara vasiyetname örneği 18.7.2001 tarihinde tebliğ edilmiştir.
TKM.sinin 499/1. fıkrasında, ölüme bağlı tasarrufun, tasarruf anında ehliyeti olmayan bir kimse tarafından yapılması halinde iptal olunabileceği belirtilmiş, 501. maddenin birinci cümlesi ile de iptal davasının, müddeinin tasarrufa ve butlanın sebebine muttali olduğu günden itibaren bir sene ve herhalde vasiyetnamenin açılması tarihinden itibaren beş sene geçmekle müruru zamana uğrayacağını, hüküm altına almıştır.
TKM.nın 15. maddesindeki genel kurala göre, ehliyetsiz bir kimsenin yaptığı hukuki işlem batıldır, kendiliğinden hükümsüzdür. Ölüme bağlı tasarrufun ehliyetsizlik nedeni ile iptali ise Yasada ayrıca düzenlenmiştir. Ölümü bağlı tasarruflar, ehliyetsizlik sebebi ile kendiliğinden hükümsüz sayılamazlar, bunlar ancak, miras bırakanın ölümünden sonra hakim hükmü ile iptal ettirilebilirler.
Davacılar, söz konusu vasiyetnameyi 18.7.2001 tarihinde öğrenmişlerdir. Zamanaşımı süresi bu tarihte başlamış, dava bir yıllık sürenin geçmesinden sonra açılmıştır. Davacıların murisin ehliyetsizliğini geç öğrendikleri ya da davalının kötü niyetine ilişkin bir iddia ve delilleri de bulunmamaktadır. Davalı, cevabında zamanaşımı itirazında bulunmuş, mahkemece de, zamanaşımı süresi dikkate alınarak dava reddedilmiştir. Karar yasadaki koşullara ve dosya içeriğine ve olaya uygundur. Onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun kararın bozulması yönündeki görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy