(4721 S. K. m. 166)
Dava: Taraflar arasındaki davanın birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Davacı - davalı koca 12.05.2003 tarihinde eşine ihtar göndermekle kadından kaynaklanan önceki olayları affetmiştir. İhtar tarihi ile boşanma davasının açıldığı 4.8.2003 tarihine kadar kadından kaynaklanan ve boşanmayı gerektiren yeni bir hadisenin varlığı da kanıtlanmış değildir. Terk hukuki sebebine dayanan davada yoktur.
Türk Medeni Kanunu'nun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanunu'nun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
2- Davalı - davacı kadının bağımsız olarak açtığı ve boşanma davası ile birleştirilen tedbir nafakası davası kabul edildiği halde kadın yararına avukatlık ücret tarifesi uyarınca vekalet ücreti verilmemesi ve yargılama giderlerine de hükmedilmemesi doğru değildir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın 1 ve 2nci bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı-davacı kadının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 14.02.2005 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy